Huzursuz Bağırsak Sendromu (Spastik Kolit -İrritabl Bağırsak Sendromu )
12 Haziran 2016
PİLONİDAL KİST (KIL DÖNMESİ) TEDAVİSİNDE FENOL VEYA GÜMÜŞ NİTRAT UYGULAMASI
12 Haziran 2016

Kıl Dönmesi ( Pilodinal Sinüs- Kist Dermoid Sakral)

KIL DÖNMESİ (PİLONİDAL SİNÜS-DERMOİD KİST)

 

kildonmesiDERMOİD KİST veya PİLONİDAL SİNÜS; kılların kuyruk sokumu ve nadiren göbekte cilt altına geçip yara, abse ve fistül oluşturmasıdır. Halk arasında kıl dönmesi olarak bilinir ve toplumumuzda yaygın olarak görülür.Eskiden doğuştan var olduğu düşünülen bu hastalıkla ilgili günümüzde yapılan çalışmalar hastalığın aslında sonradan oluştuğunu göstermektedirler.

Çoğunlukla ergenlik çağında seks hormonlarının etki etmesi ile başlayan ve sosyal yaşamda sıkıntı yaratan bu hastalık, sert büro koltuklarında ve bilgisayar başında uzun süre oturanlarda, uzun süre jip veya kamyon kullananlarda, uzun süre otobüs yolculukları yapanlarda daha sık görülür.  Genelde 16 ila 30 yaş arası kıllı ve  genç erkeklerde, nadiren de genç bayanlarda oluşur. Erkeklerde kadınlara nazaran 3 kat daha fazla görülür.

Hastalığın nedeni  kılların kuyruk sokumundaki iki kaba et arasında, kıllı ve terli oluğa takılıp sürtünmelerle oluğun en dibindeki ter bezi deliklerinden döne  döne deri altı yağ dokusu içine hissettirmeden girmesi, tüneller açması, peşinden bu tünellere giren bakterilerin de katkısı ile etrafı iltihaplandırması, cerahatlı veya kanlı, pis kokulu akıntı ve abse oluşturmasıdır.

Hastaların yarısı apse yani kuyruk sokumunda şişkinlik, kızarıklık ve şiddetli ağrı ile doktora başvururken, diğer yarısı zaman zaman kuyruk sokumunda sertlik hissi, pis kokulu akıntı, iç çamaşırda sarımsı veya kanlı leke, kaşıntı, akıntılı veya akıntısız, kıllı veya  kılsız milimetrik delikler  nedeniyle başvururlar.

Tedavi edilmediği takdirde;

a.  Kistler büyüyüp, oluşan tüneller muhtelif yönlerde beş ilâ on santimetre kadar sağa sola ilerleyip, bölgeyi köstebek yuvasına çevirebilir,

b.  Sosyal hayatı kötü yönde etkileyen pis kokulu kronik bir akıntı meydana gelebilir.

c.  Apse gelişerek şiddetli ağrı ve yüksek ateşe neden olabilir.

d. Yıllarca süren kronik, iltihabi akıntılar, nihayette, epidermoid kanser (çok nadir) geliştirebilir .

e. Nadiren de olsa derinleşerek kalın bağırsak, rektum ve mesane içine ilerleyebilir, hatta mesane kanserine dahi yol açabilir.

TEDAVİ

Apse ile başvuran hastalarda ilk yapılacak işlem lokal anestezi ile apsenin boşaltılmasıdır. Apse geçince veya apse olmadan başvuran hastalarda tedavi; hastalığın yaygınlık durumuna ve  hastanın genel durumuna göre ameliyat veya ayaktan uygulanan lokal uygulamalar (Fenol,Gümüş Nitrat  uygulamaları vb.) şeklinde gerçekleştirilir..

Kıl dönmesinin cerrahi olarak çıkarılmasında başlıca sorun çıkarılan alanın rekonstrüksiyonudur.

Günümüzde  çeşitli tedavi yöntemleri mevcuttur.

AÇIK BIRAKMA (MARSUPİYALİZASYON): Genel anestezi altında pilonidal sinüs  çıkarılır ve yara açık bırakılır. Ancak iyileşme çok zaman alır (yaklaşık 4-8 hafta). Uzun süreli  ağrı verici yara pansumanları, sürekli iç çamaşırı değiştirme zorunluluğu, günlük aktivitelerine dönüş süresinin uzun olması  ve yüksek tekrarlama riski nedeniyle günümüzde tercih edilmemektedir.

 PRİMER KAPAMA: Genel anestezi altında pilonidal sinüs çıkarılır ve yara ağzı karşılıklı dikilir. Çok hızlı iyileşir ama tekrarlama oranı yüksektir. Yaranın  gerilmesi sonucu ağrı, yaranın açılması ve  hareket kısıtlılığı hastalara sıkıntı verebilir.

 FLAP YÖNTEMİ : Birden fazla sinüs ağzı (delik) ve aşırı rahatsız edici klinik bulguları olan hastalarda, hastalıklı alanın genişçe çıkarılması gerekir. Bu durumda çıkarılan alanın çeşitli yöntemlerle kaydırılan doku parçalarıyla kapatılması ihtiyacı doğar.Çeşitli flep yöntemleri tanımlanmakla birlikte en sık tercih edilen yöntemlerin başında Karydakis flep ve Limberg flep ve V-Y flep metodlarıdır. Flep (doku kaydırma ) yöntemlerinin sonuçları oldukça yüz güldürücüdür. Hastanede kalma süresi genelde 1 gün olup, 5-6 gün sonra günlük aktivitelere dönülebilmektedir. Tekrarlama olasılığı %0.1-2 , hasta memnuniyeti ise %90-95 oranındadır.

Kıl dönmesi ameliyatlarında uygulanan klasik yöntemlerde; ya iyileşme geç olur (2-3 ay), ya sorunun tekrarlama ih imali yüksektir ya da estetik sonuç kötüdür. “Flap” yöntemi ise büyük avantajlar sunuyor. Bu yöntemde hem tekrarlama riski düşük, hem de ameliyat izi azdır.

Kistin çıkarılması ve yaranın kalçadan bir parça döndürülerek kapatılması ile gerçekleştirilen bu yöntemle yüksek başarı sağlanmaktadır.

kildonmesi2

GÜMÜŞ NİTRAT ve FENOL UYGULAMASI: Kıl dönmesinde alternatif tedavi olarak sklerotik ve litik bir kimyasal ajan olan fenol ve ondan daha güçlü olan gümüş nitrat uygulamaları denenebilir.Bu yöntemde eritilen gümüş nitrat aynen veya fenol, fistül ağızlarından veya foliküllerden içeriye verilir. Kılların yuvalandığı piyojenik granülasyon dokuları ve diğer patalojik dokular; ilaç etkisi ile hızla erir ve gri bulamaç halinde dışarıya akar. Mikro enstrümantasyonla labirentler ve fistüllerin içi temizlenir. Fistül girişleri gerekirse eksize edilir ve tekrar kıl girmemesi için sütüre edilir. Bu işlemler 15 dakikada tamamlanır. Hastalığın çok ilerlediği bazı hastalarda gerekirse labirentler kısmen veya tamamen açılır, kılların ilerde sorun çıkartabileceği çukurluklar ve kıvrımlar varsa küçük plastik ve estetik müdahale ile düzeltilir. Ama eskiden beri mevcut ve pilonidal sinüs oluşturmamış geniş çukurlara müdahale tavsiye edilmez. İşlem bitince labirentler antibiyotikli pomatla doldurulur ve hasta evine gönderilir. Günlük pansuman ve temizlik ve 1 hafta sonunda kontrole gelmesi öğütlenir. İyi kürete edilmiş labirentler genellile 1 haftada iyileşir. Ancak tavanı açılmış labirentelerin ve sinüslerin tamamen kapanması pansuman yardımı ile 2 ila 3 haftayı bulur. Bu sürenin illa da kısaltılması isteniyorsa, fistüllerin fibrotik duvarları, lokal anestezi altında, kürete veya eksize edildikten sonra sütüre edilir. Bu durumda işlem süresi 30 dakikayı bulur.

Kıl dönmesinin tekrarlamasını önleyebilmek için;

1. Temizlik ve pansumanlar düzenli olarak yapmalı,

2. Kuyruk sokumu bölgesi antiseptik ya da antibakteriyel şampuanlarla yıkanmalı,

3. Çok kıllı olanlar, 30 yaşına kadar kuyruk sokumu oluğunu, ayda bir kez kıl dökücü krem ile temizlemeli veya bölge kılları laser gibi yöntemlerle kalıcı olarak yok edilmeli.

4. Genelde otuz yaşından sonra, kuyruk sokumu cildi nispeten daha az terler ve kurur, giderek sertleşip kalınlaşır ve delinme riski ortadan kalkar.

 Pilonidal sinüs (kıl dönmesi) hastalığında teşhis doktorun muayenesi ile kolayca konulabilmektedir. Herhangi bir laboratuvar ya da görüntüleme yöntemine gerek yoktur.

Hastalık henüz fazla yayılmamışken ameliyat olmak  iyilşme süresini kısaltacağı gibi tekrarlama ihtimalini de azaltacaktır.

 

Kılın olduğu her yerde görülebilen bu hastalık, en sık kuyruk sokumunda olmak üzere, parmak arası, koltuk altı, göbek ve kasık gibi vücudun başka yerlerinde de görülebilir.

Kıl dönmesinin bir başka görüldüğü yer göbek çukurudur. Göbek çukuru derin ve kişi kıllı ise akıntı ve apse olabilir. Buraya da kıllar yürüyerek pis kokulu akıntılar, hatta nadiren, göbek etrafında veya karın içinde abse ve fistüller oluşturabilir.

Özellikle beden temizliğine aşırı titizlik gösteren, cilt bütünlüğünü bozucu yöntemlerle kılları alan bayanlarda kasık ve koltukaltında  kendini gösterir.

Hangi yöntemle olursa olsun tedavi sonrası hijyenik bakım tedavinin uzun süreli başarı şansını doğrudan etkiler.

Op.Dr.Semra Polat

Genel Cerrahi Uzmanı

Bir cevap yazın